SON DAKİKA

Duran top, uçan kafa..

Köşe Yazıları

Bayrampaşa: 0 Sakaryaspor: 1

Foto Galeri, Sakaryaspor

Açılmasın aralar..

Köşe Yazıları

Yuh be Dilaver

Bu haber 06 Kasım 2018 - 0:16 'de eklendi ve Bu haber 147 kez okundu. kez görüntülendi.

Yuh be Dilaver

Sakaryaspor Ankara Demirin katı savunma bloğunu aşarken öldü öldü dirildi. Bereket ki bir usta çıktıda ,gün kabus olmaktan çıktı. Dilaverden bahsediyorum, hani şu Uşak maçında yuh yağmuruna tutulan Dilaver var ya, ondan bahsediyorum. Manisa dada attığı frikik golüne nazire yaparcasına Öyle bir frikik attı ki ,yuh be bir frikik ,ancak o kadar güzel kullanılır dedirtti bana ve seyredenlere . Futbol işte böylesine garip bir oyun. Seyreden kötü günde yuh seansında alır sazı eline, sizi tefe koyar, Hatta yazar çizer takımı olarak bile bizde bu modanın bir parçası oluruz, zaman, zaman. O nedenle futbolcu kendine iyi bakmalı, Futbolcu sorumluluk kostümüne iyi sarılmak zorunda olduğuna bir örnektir, Dilaverin Sakarya’daki ilk sıkıntılı süreci. Bu gün el üstünesiniz ,bu gün artık Dilaver Sakaryaspor için olmadığı anlarda ,u kadro içinde aranan isim katına çıkmıştır.  Ben benim futbol anlayışım içinde Ankara Demir karşısında alınan galibiyetin içinden aslan payını Dilavere Uzatıyorum. Varmı itirazı olan.

ODABAŞOĞLU SERKAN

Bak Kardeş iyi hoş güzel çocuksun, bu takımın en genç ve de top ayağına yakışan futbolcularından birinin. Bazen bir bakıyorum öylesine iştahlımınki, sorma gitsin. Senin öyle oynadığın anlarda hemen kaleme sarılıp diyorum ki valla param olsa ben b u çocuğu alırım diyorum. Ama görüyorum ki son haftalarda istikrasızlık treninde seyahat ediyorsun. Geçmişini bilmesem, bu çocuğun bu takımda ne işi var diyeceğimde, ördüklerim adına gençliğin adına susma nöbetine giriyorum. Bak evlat bu kadar süre kötü oynamaya başlarsan forman başka ellere gider. Oysa Sakaryasporun orta sahası seninle çok güzel. Ankara maçında forma sırtından alındı. Aman dikkat bu süreklilik kazanmasın. Dilaver ağbini örnek al. Bak o kendini toparladı, el üstünde tutuluyor. Sen iyi oynadığın günlerin kredisini tüketiyorsun, benden hatırlatması. Gerisi senin bileceğin bir iş. Hadi bana eyvallah. Bu yazdıklarım umarım genç futbol aklını ayaklanırır.

EFSANE SAKARYASPOR

Sakaryasporun geçmişini iyi bilen ,o süreçlerin sıcaklığını ,o sürecin heyecanını hem seyreden ,hem de oynayanlar son zamanlarda Sakaryasporun mazisinde iz bırakan kadroları FACE den paylaşıyorlar. Bende o sürecin izleyeni olarak mazimde gezinti yaparak o günleri tekrar yad ediyorum efsane kadroların tekrardan yaşanmasına katkı verenlerinin bilenlerdenim. Bir çoğunun da bir vesile ile Yeşil Siyahlı renklerin içinde gezdiklerini, oynarken iz bıraktıklarını  anımsarken, son olarak sayfama düşen  o efsane kadrolardan birini aldım benim soframa koydum. Kimler var  o kadroda ? Üst sıra soldan sağa Mustafa – Engin   Tuna- Ömer-Nezihi-Oğuz. Altsıra soldan sağa  Özcan- K.Turgay- Aykut Kocaman- Aykut Yiğit ( Rahmetli)Mehmet sadece bu kadro değil Sakaryaspor 53 yıllık tarihinin geride kalmış takvim yaprakları içinde daha neler var neler. Yeri ve zamanı geldiğinde o kadroları Salı sofrasında konuk etmeye devam edeceğim. Bu haftalık bu kadro ile yaşadıklarınızı tazeleyin.

***

ERTEKİNİ DİNLERKEN

Sakaryaspora çıkış yükleyen teknik adam olarak ünlenen İsmail Ertekin, Eyüp  deplasmanından sonra ,gecen hafta Çarşamba günü Sakarya medyasının karşısına çıktı. Herkesin ortak noktasına değinerek ,Eyüpte kazanmamıza karşın oynanan oyunun iyi olmadığına işaret ederek başladığı konuşmasının içinde, bazı önemli ip uçları verdi . Örneğin bizim bir oyun anlayışımız var, kazanmaya devam ettikçe bu anlayışımızdan vazgeçmeyeceğiz dedi. Ertekin’inin  bu oyun anlayışını  kulübeden sahaya zorunlu hallerde saldığımız oyuncularla  takımın bir bütün olarak yeni oyun anlayışına hakim olmadığını itiraf etti. Bunun içinde, hafta içi çalışmalarında çift kale maçlara, alt yapı takımı ile oynamaya devam edeceklerini işaret etti. Ertekin ayrıca  hedefin içinde kalmak ,iddialı olmak adına en azından devreyi ilk üçte bitirirken ,devre arasında  transfere dikkat çekti.  Ertekinin çizdiği taploya bu gün için bizde katılırız.

PARA PARA PARA

Para bu gün ki Türkiyede son krizden sonra ceplerde azalan , değeri düşen paradan bahsediyorum. Üretmeden tüketen Türkiye manzarası içinden çıkan, on beş yıllık yanlış siyaset ürünün başımıza dikildiği bu durumdan, herkesim gibi ( Ülkeyi yönetenler  ve de mecliste çaka satanları kastetmiyorum, iktiidarın paçasına tutunup zenginleşenlerden bahsetmiyorum) futbolda amatör olarak mücadele edenlerinde etkilendiğini biliyorum. Alın size Ferizli örneği, futbolcular yönetimin verdiği  para sözünü yerine getirmediği için Kocaali maçına çıkmadılar. Ben bu manzaraya yabancı değilim. Bu ilçenin marka değeri takımı olmasına karşın, onlar bu manzara altında çok güneşlendiler. Mesele Ferizli meselesi değil . Ne biliyormuşsunuz ? Mesele iş bilen yönetici eksikliği ve de paraya dayalı düşünce . Kim sorarsa Amatör futbol parasız. Yok ya. Süper ligi bırakın ,artık klasman liglerinde iyi ve de iddialı kadro kurmaya kalkın  bi bakalım , nelerle karşılaşıyorsunuz. Böyle bir sistemde alt yapısı olmayan ,üretmeyen ,üretmeden paralı transferlere bel bağlayanların futbol evinde ,Ferizli benzeri sorunlar bitmez. Bizede bol bol bu konuyu işlemek kalır.

NALBANTIN ŞAMPİYON KÖPEĞİ

Sakaryaspora Başkan olma sevdasi ile yanıp tutuşan ,bu uğurda para bile biriktiren DR İbrahim Nalbantın Serdivan tepesine konuşlanan Şatosunda ( Pardon evinde ) bir köpeği var. Bir ara kanser olan köpeğini yaşama döndürmek adına büyük gayret sarf eden İbrahim Nalbant ın ona o lan sevgisi Şampiyonlukla taçlandı. Garajlar taçla şampiyonluk gören ,Siyah beyazlı takımı arzuladığı Bal ligine taşıma inadında başarılı olan İbrahim Nalbant çok arzuladığı Sakaryaspor Başkanlığını görür ,orada  şampiyonluk yaşar veya yaşamaz ama üstüne titrediği Köpeği ona geçtiğimiz günlerde Bursada yapılan müsabakalarda şampiyon oldu. Bu saatten sonra DR İbrahim Nalbantın şampiyon bir köpeği var. Aman DR köpeğine hakim oldu

ŞANLI SIRRI

Sakaryanın sevilen bir ismi, Sakarya’nın sevilen teknik adamlarından, Sakarya’nın sevilen gazetecilerinden ,sosyal yaşamın renkli isimlerinden Sırrı Şanlı, ebediyet nöbetinde bir yılı geride bıraktı. Onunla yaşadıklarımı, bir gün barışık , bir gün dargınlık nöbeti içinde yaşadığım anılar kervanına o kadar çok dolduracak şey var ki, han ki birini sayayım. Taaaaaaaaa 1972 yılında Şeker fabrikasının bacasının tüttüğü yıllarda var olan futbol sahasındaki turnuvada  başlayan  ,arkadaşlık ,dostluk rüzgarı, ölümünden üç yıl öncesine kadar sürdü. Sonrasında benimle dargın ayrıldı bu dünyadan. Karasuda geçirdiğim ölümcül kaza sonrası ,ilk haber ona ulaştığında ,bırakın ölsün esprini etrafa yaysa da, sonra herkesi arayan ,herkesi Hastaneye yönlendiren kişinin adı Sırrı Şanlıdır. Ona bir şey olsa da bende aynısını yapardım. Fani dünyada bazen bazı gelişmeler ,insanın o gün ki ruh haliyle, Dargınlık nöbetini devreye sokabiliyor. Sırrı şanlı bu ilin sevilen sayılan bir geçmişini cebine koyarak, bir yıl önce bir kalp krizi ile aramızdan ayrıldı. Her ölümün bir hikâyesi varır. Onun yaşam hikâyemside böyle yazılmış, böyle sonlanmış. Ruhu şad olsun. Onu sevgiyle özlemle ve saygıyla anıyorum. Efendim bu haftalıkta benden bu kadar. Siz her zaman olduğu gibi size lazım olanları alın kalanlar benim olsun.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.