Yüreğim Hep O Eski Yürek

Bu haber 318 kez okundu.
- -
Sosyal Medyada Paylaş

Yüreğim Hep O Eski Yürek

Zalim kader yüzüme neler yazdı çizdi bilmem,
Ama göğsümden içeri girmedi, giremez de:
Yüreğim hep o eski yürek.

Shakespeare’in Antonius ve Kleopatra’da sarf ettiği bu dizeleri, Sakaryaspor için ayırdım. Nasıl da yakışıyor değil mi? Yanına şöyle not düştüm: pankart. Sürekli eski günleri yâd ediyoruz bu şehirde. Günümüzü konuşmak bize ağır geliyor. Çünkü üstümüzde üç ligin yükü var. 50+1 Diriliş yılında bu mahcubiyete dur demek, 50+4’te ait olduğumuz ligde olmak istiyoruz. Ama sportif ve kurumsal başarı temennilerle değil, icraatlerle elde ediliyor.

Hakkını yemeyelim, Gürses ve ekibi geldiği günden beri kulübe artı bir enerji kattı. Üst liglerden yapılan transferler, dükkan54’ün eksikleri de olsa faaliyete geçmesi, taraftarın yoğun bir şekilde kullandığı sosyal medyanın aktifleştirilmesi ve en son olarak 4. lig seviyesinde bir takımın ulusal bir spor kanalında maçlarının yayınlanması yönetimin bu işteki şevkini ispat etmeye yetiyor.

Bence bu son hamle, üst liglerde oynayabilecekken en alt seviyeye gelen oyuncuların aklının, geldikleri yerde kalmasını engelleyebilecek nitelikte. Şu ana kadar oyun anlamında bekleneni vermeyen Sakaryaspor, dünyaya yayın yapan bir kanalda daha iyi, adına yakışan dominant bir oyun sergileyebilir.

Elbette her yönetim sürecinde yanlış kararlar olabileceği gibi Sakaryaspor yönetimin de bu sene attığı bazı acele adımlar oldu. Daha önce de söylediğim gibi disiplinli ve istekli bir görüntü veren Cambaz iki hafta mağlup oldu diye görevden alındı ve yerine teknik direktörlük tecrübesi olmayan ama uluslararası futbolculuk kariyeriyle göz dolduran hemşerimiz Tuncay Şanlı getirildi. Bu ligi tanıyan ve bu ligde Bodrumspor gibi mütevazı bir takımla play-off finalinde kaybeden bir hocanın uzun vadede Sakaryaspor’a daha çok katkısı olacağına halen inanıyorum.

Umarım bu eleştiriyi yaptığımdan dolayı Tuncay Şanlı’ya karşı olduğum düşünülmez. Onun kırmızı yanaklarıyla canını dişine taktığı, golleriyle Sakaryaspor taraftarını mest ettiği günleri unutmuş değilim. Ancak bir takımda oyuncu olmak başka, o takıma hoca olmak çok başka beceriler. İkisinin bilgi-birikim alanları her ne kadar bağlantılı da olsa, oyunculuk performansınızla hocalık kariyerinizin birbiriyle örtüşme zorunluluğu bulunmuyor.

Şanlı’ya böyle temkinli yaklaşmama rağmen, onun da ulusal bir ilgiyi şehre taşıyabileceği, hırslı-enerjik kişiliğinin takıma yansıyabileceği ve en önemlisi doğduğu, büyüdüğü ve futbolcusu olduğu şehre gelirken yüksek motivasyonla işe sarılacağı gibi olumlu yanları görmezden gelmiyorum.

Şanlı’nın göreve geldiği andan beri Sakaryaspor’un oynadığı oyunda bir değişiklik var mı diye baktığımızda bu soruya müspet bir cevap verebilme şansımız yok. Sakaryaspor hiç masraf yapmamış bir takım gibi oynuyor. Maçlar genelde baş başa, her an kaybedilebilecek bir seyirde geçiyor. Şayet lider olarak bir üst lige çıkmak istiyorsak daha baskın ve kontrolü elinde tutan bir anlayışı oyunun geneline yaymamız gerekiyor. Bu da bir futbol klasiğidir, ortasaha üstünlüğünü rakibe bırakmamaktan geçiyor.

Kadir Korkut

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Alttaki soruyu cevaplayınız. (spam engelleyici) * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.