GELİŞİM LİGİ KOMEDYASI !

Bu haber 552 kez okundu.
Sosyal Medyada Paylaş

GELİŞİM LİGİ KOMEDYASI !

Şu günlerde futbol camiasında şok yaratan Türkiye Futbol Federasyonu’nun almış olduğu Gelişim liglerine Spor Toto 2. ve Spor Toto 3. Lig takımlarının alınmayacağı ile ilgili karar birçok kulüp ve binlerce sporcu velisi tarafından üzüntü ile karşılanırken, bu kararın ardından da gerek sosyal medyada ve gerekse yazılı basında protestolar yükselmeye başladı. Manisaspor, İnegölspor, Sakaryaspor ve bunlar gibi daha birçok Kulüp tarafından bu karar eleştirilirken, ne yazıktır ki Türkiye Futbol Federasyonu’ndan bu konuda her hangi bir açıklama gelmemesi de bir o kadar üzücü oldu.

SALDIM ÇAYIRA MEVLAM KAYIRA !

Profesyonel kulüplerin alt yapılarının oluşturduğu şu andaki Coca Cola Gelişim Ligi 2007-2008 Sezonunda o zamanki adıyla Deplasmanlı Süper Gençler Ligi ile hayata geçirilmiş ve bunun ardından da daha da geliştirilerek U-14’ten başlamak üzere U-15, U-16, U-17, bir ara U-18 ve U-19 Takımlarının oluşturulduğu “ Akademi Ligleri “ Adı ile bölgelere ayrılarak ligler oynatılmaya başlanılmıştı. Bundan iki sezon önce ise Akademi Ligi ikiye ayrılarak alt yapı Tesisleri olan  Kulüpler Elit Akademi, diğerleri ise Akademi ligleri adı altında oynatılmaya başlanılmıştı. Geçtiğimiz sezon ise bu ligler Coca Cola Gelişim ligi adı altında tekrar büyük kulüplerin alt yapılarının da bulunduğu gruplar halinde Oynatıldı. Buraya kadar her şey normal. Ama Türkiye Futbol Federasyonu yeni sezonda öyle bir karar aldı ki onlarca kulübü ve bu kulüplerin alt yapılarında oynayan yüzlerce genç sporcuyu hüsrana uğrattı. Gelişim Ligi bundan böyle yalnız Süper Lig ve Tff 1. Liginde yer alan takımların alt yapılarından oluşacak, yani Spor Toto 2. Lig ve 3. Ligde yer alan Kulüplerin alt yapıları ise yerel liglerde oynayacaklar. Bu böyle olunca da ortaya istenmeyen sitemler ve dolayısıyla da sıkıntılar çıkmaya başladı. Anlayacağınız Federasyon en kolayını seçti ve “ saldım çayıra Mevlam kayıra “ örneği yüzlerce genci kaderi ile baş başa bırakıverdi.

AMAÇ MI, ARAÇ MI ?

Profesyonel kulüplerin alt yapıları yarışmacı,  yani amaç takımı değil, profesyonel kadrolara oyuncu yetiştirmek amacıyla araç takımları olarak  kurulduğundan bu kulüplerin de bunun bilincinde olarak alt yapılarına önem vermeleri gerekmektedir. Oysa Gelişim Liglerini uzun yıllardır takip eden biri olarak zaman zaman böyle olmadığını görenlerden biriydim. Gerek gazetemde, ve gerekse Spor sitelerinde yazmış olduğum bazı köşe yazıları ile de bazı yanlışları dile getirdiysem de “ alt yapı görevlilerinden ve bazı kendini spor adamı zannedenler tarafından olumsuz tepkiler aldım. Yine de eleştirmeye devam edince de bu kişiler tarafından istenmeyen adam ilan edildim. Ama gerçekler elbet bir gün ortaya bir şekilde çıkacaktı., nitekim de öyle oldu.Türkiye Futbol Federasyonu Gelişim Ligi departmanı, yaptığı incelemeler sonucunda işi ciddiye almayan, futbol öğreteceklerine, çocukları yarışmacı yaparak kendilerine basamak yapmak isteyen hocaları görünce Milli Takımlar Direktörü Fatih Terim’in geçtiğimiz sezon yaptığı bir basın toplantısında bunun ilk sinyallerini verdi. Terim Açıklamasında Gelişim Ligleri ıslah edilecek, alt yapıların başına maaşları Türkiye Futbol Federasyonu’ndan karşılanmak üzere  Genel Koordinatörler atanacak demişti. Derken yeni sezon öncesi bomba patladı ve bu düşünce için sadece Süper Lig ve Tff 1. Lig takımları tercih edildi ve diğer takımlar da yerel liglere gönderildi. Bu böyle olunca da kızılca kıyamet koptu. Zira bu konuda herkes haklıydı. Bu uygulamanın yapılması için bazı kriterler gerekiyordu ama bunlar göz ardı edildi. Bu konuda hiçbir açıklama yapılmadı. Durum böyle olunca da herkes bundan sonra ne olacak diye kara kara düşünmeye başladı.

OLDU MU ŞİMDİ !

Şimdi kendi durumumuza bir göz atalım istedim. Bizim gençliğimizde futbol oynamak için evlerden kaçan, belki de 1 hafta korkudan eve gidemeyen bir nesilken, Sakaryaspor’un 1980 ile 1985 Yılları arasında yaşadığı popüler Kulüp havası ile birlikte belki de zor şartlarda yetişen alt yapı oyuncularının Türkiye çapında ünlü futbolcu olmaları sonrasında bu defa velileri çocuklarını ellerinden tuttukları gibi futbolcu olur bize bakar ümidi ile Sakaryaspor ve diğerleri de kendi kulüplerine götürmeye başladılar. İşin önemini kavrayan Alt yapılarda Genel Koordinatörlükler oluşturuldu ve bu çocuklarımız Tff tarafından yaş gruplarında liglerde oynatılmaya başlandı. Buraya kadar her şey çok iyi ama bu çocuklarımız  yıllar geçtikçe ve da yaşları dolmaya ve A Takımına göz kırpmaya başladıklarında işler değişmeye başlıyordu. Yetişen elit futbolcular A Takımına alınmayınca çareyi amatör kulüplerde oynamakta bulmaya başladılar. Yani “ bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.” Misali ardından sayısız genç te bunları sırasıyla takip etmeye başladılar. Birçok Kulüpte Akademi Ligleri nasılsa oynanıyor düşüncesiyle,  kriter tanımayan hocalar, adam ayıran teknik adamlar, doktorsuz, ambulanssız sahalarda oynanan öylesine maçlar tabi ki bazı kişilerce de takip ediliyordu. Bir gün gelecek ve o gün herkes bu olanlarla yüzleşecekti. Nitekim de öyle oldu ve Federasyon sanırım bu doğrultuda karar aldı ve “ sen öyle yaparsan ben de böyle yaparım “ gibisinden bir düşünce ile böyle bir uygulamaya gitti. Bu benim şahsi düşüncem. Kim bilir belki de yanılıyorumdur. Onu da zaman gösterecektir. Ama benim öncelikle tek üzüntüm bu çocuklarımızı Gelişim liglerinden alıp kendi bölgelerinde diğer amatör takımlarla karşılaştırmalarıdır. Bu hiçbir hak ve hukuka sığmaz. Hatta Anayasa’nın eşitlik ilkelerine bile aykırı bir durum. Çünkü İllerde yaşanan amatör kulüplerin alt yapılardan Profesyonel kulüplerin alt yapılarına geçmek isteyen gençlerle bu gençlerimizin ani bir kararla aynı pozisyona getirilmeleri akıl almaz bir çelişkidir. Sporcu velileri haklı olarak üzüntü duyuyorlar. Bu yanlış karardan Tff’nin bir an önce dönmesini istiyorlar. Hani haksız da değiller. Çünkü baştan da dediğim gibi onlar aileleri için umut ışıkları idiler. Ama şimdi gel gör ki hayal kırıklığı onların belini büküyor. Bizler şimdilik olayları ve gelişmeleri merakla takip etmeye çalışıyoruz. Umarım bu karar yeniden gözden geçer de yüzlerce genç sokaktan kurtulur ve profesyonel olma ümidi ile hayata bakış açısı değişir kanısındayım. Ne demişler “ Dere geçilirken at değiştirilmez “ Bunun mutlaka bir şekli ve usulü olmalı.

————————————————————————————————————————–

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Alttaki soruyu cevaplayınız. (spam engelleyici) * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.